|
ENERJİ PLATFORMU Kervan doğru yoldan yürümeli |
| Dört milyon
adam-saat emek. Bir milyar üçyüz milyon dolar yatırım. Türkiye'ye dev bir
doğal gaz santrali kazandırdı. Bir santral dedik, ama aslında Adapazarı
ve Gebze diye iki santral söyleniyorsa da, maliyeti düşürmek için Adapazarı
Taşkısığı köyünde yan yana getirilen, iki salt sahalı olsa bile görünen
üç üniteli tek santral. Temeli 19 Temmuz 2000'de atılan Adapazarı ve Gebze
santralleri (kısaca AG santralı) 21 Eylül 2002'de resmen işletmeye açıldı.
ENKA-Intergen ortaklığınca yap-işlet (BO) statüsünde gerçekleştirilen bu
yana sınırlı da olsa ticari üretim yapılıyor. ENKA-Intergen ortaklığı, Türkiye'nin kurulu gücüne şimdilik yüzde 8'lik katkı yaptı. Bu kadarla kalmayacak. 900 milyon dolarlık yatırımla bitirilen İzmir Santrali'ni de gelecek ay devreye sokacak ve katkısını yüzde 13.6'ya çıkaracak. Ülkeye kazandırılan her santral, kalkınmada yeni bir adımdır. ENKA Onursal Başkanı Şarık Tara, bir konuşmamızda bu santrallere gaz sağlayacak Mavi Akım Hattını Zümrüdüanka kuşuna benzetmişti. Ondan esinlenerek Türkiye elektrik sektörü Zümrüdüanka kuşu kazandı diyebiliriz. Aslında zümrüt renkli anka kuşu, masal kuşu olduğundan bu öyküyü şöyle bir deşelim. Altı yıl geriye gidersek, 29 Ağustos 1996'da Resmi Gazetede 80 modeli ile yapılacak santrallerin listesi yayınlanmıştı. Adapazarı 700 MW (megavat), Gebze'de iki tane 700 MW, İzmir'de 1400 MW ve diğer santrallerle birlikte toplam 10 bin 700 MW'lık proje topluluğu. 1998 yılında imzalanmış anlaşmalarla, ENKA-Intergen ortaklığı üç doğal gaz santralı için işe girişti. O yıllarda elektrik talebimiz yüzde 8-10 artıyordu. Hatta 1997'de yüzde 11.3 artmıştı. Elektrik sıkıntısındaki Türkiye bıçak sırtındaydı. En düşük ilk yatırımla, en kısa süreler kurulabilecek santraller, doğal gaz santralleri olduğundan onlar yapıldı. İşe başlarken daha sonra iki deprem ve iki de depremden büyük ekonomik kriz yaşanacağını bilen müneccim yoktu. Geçen yıl talebimiz hiç görülmemiş biçimde artış yerine yüzde 1.1'lik düşüş gösterince şimdi bu kadar elektriği ne yapacağız?" diyenler çıktı. Elektrik kendi pazarını yaratan bir metadır. Üstelik eskimişi ancak yüzde 50 kapasite ile çalışabilen, yüzde 70 kapasiteye çıkarılınca kamu termik santrallerini yenilemek, halen dolmamış olan baraj arımızı doldurmak için de böylece imkan doğdu. Bırakın gelişmiş ülkeleri, dünya ortalamasının altında elektrik tüketen Türkiye'de fazlalık konuşuluyorsa, bunun nedeni başka politikaların yanlışlığında aranmalıdır. ENKA-Intergen santrallerinde elektrik satış fiyatı garantili ve KWh (kilovat -saat) başına ortalarına 4.2 cent deniyor. Başlangıç yılı için 5.5 cent/kWh olacağı TETAŞ Genel Müdürü tarafından açıklandı. 1998'e ait bu fiyatlar, o günkü sözleşme tarihinden başlayarak eskale edilerek yükselecekse de, ENKA-Intergen santrallerine ait elektrik fiyatı diğer doğal gaz santrallerinden ucuz. Yakıt hariç eskalasyonsuz satış fiyatı; ENKA-Intergen santrallerinde 1.32 cent/kWh iken, çalışmakta olan BOT santrallerinde 2.18-3.956 cant/kWh, ünlü 29 (şimdi 30) proje içinde yer alan doğal gaz BOT'lerinde ise 1.477-2.346 cent/kWh arasında. Ancak, ENKA-Intergen'in üç santralı gelecek 16 yıl için 33 milyar kWh elektriği rekabet piyasası dışında bırakıyor. Bu nedenle serbest piyasaya fatiha okunduğu için olacak ki, sözde kurul başkanına söz bile verilmedi. Ülkemizde doğal gazı dayalı kurulu güç 8105 MWa çıktı. Yıl sonunda 9628 MW olacak. Yani, kurulu gücün dörtte biri doğal gaza bağlandı. Kurulu güç ile üretilen elektrik enerjisi birbirinden farklı kavramlardır. Elektrik üretiminde doğal gazın payı yüzde 58'e çıkıyor. Bu nedenle, kısa zamanda yapılsa da, yatırımı az olsa da, bundan böyle yeni doğal gaz santrallerine yönelinmeli. Yapımı süren ve sözleşmesi imzalanmış başka doğal gaz santralleri var, ama İskenderun, Afşin-Elbistan Çanakkale Çan gibi kömür santralleri da yapılıyor. Ancak son iki yıldır yeni santral projeleri oluşturulmuyor ve 2006'da yine elektrik yetersizliği bekleniyor. 2006 ve sonrası için eklenecek kapasiteler artık gazda değil, kömürde aranmalı. Ama, Şark Tara'nın düşlediği gibi Akkuyu'da ithal kömürle değil, yerli kömürle ve örneğin Çatalağzında, Armutçuk'ta, Amasya'da. İki yıldır temel atılmaz, yeni meyve fidanı dikilmezken, AG Santrali'nin açılış töreninde Bakan Çakan "Meyve veren ağaç taşlanır" dedi. Asıl taşlama nedeninin sektöre getirdiği kısırlık ve durgunluk olduğunu anlayamamış görünüyor. Orada, hiç de hak etmeden plaketini alarak dişlediği meyve. Ulaşılamasa da Beyaz Enerji Operasyonu'nda hedef alınan bu projelerin sorumluluk yükünü taşıyan ama bir plaketle bile hatırlanmayan önceki Bakan Ersümer'in meyvesi idi. Açılış töreninde ANAP Genel Başkanı ve Başkan Yardımcısı Mesut Yılmaz bir liderin söylememesi gereken hırçınlıkla, "Atalarımızın dediği gibi. İt ürür, kervan yürür" dedi. Elbette Kervan yürümeli, ama tutarlı bir enerji stratejisi ile doğru yolda... |
|
Dünya Gazetesi 26.09.2002
|